//-->

ders-konulari

ÇİN'NİN YAKIN TARİHİ

ÇİN'NİN YAKIN TARİHİ

Çin'in yakın tarihi, her şeyden önce, kültür üstünlüğüne yüzyıllar boyunca inanmış bir halkın, apansızın, ürünleri daha iyi değilse bile, en azından daha etkili görünen bir uygarlıkla karşılaşınca uğradığı sarsıntının tarihçesidir. Avrupa etkisinin benimsenmesi ya da karşı çıkılması sorunu, çok kritik bir anda, iktidardaki sülalenin dağılmakta olduğu bir anda ortaya çıkmıştır. Çing'ler sülalesi imparatorları cizvit rahiplerine değer veriyorlar,onlardan Batı gökbilimini, haritacılığı öğreniyor, dinsel konulardaki düşüncelerini dinlemekten hoşlanıyorlardı. Ama bütün bunlar eğlenceli bir meraktan öteye geçmiyordu ve İngilizlerin ticaret yapma önerileri, "barbar bir halktan yalnızca haraç kabul edilebileceği" yanıtıyla karşılaşmıştı. Bunun üstüne Batılılar, Çin'e serbest ticareti zorla kabul ettirmeyi hedef aldılar.

Kanton valisi, afyon stoklarını yaktırıp Çin'e afyon satışını durdurmakla, aslında Avrupalıların bu hedefini kolaylaştırmış oldu. Çünkü, bu olay bahane edilerek açılan Afyon savaşı (1840-1842) sonunda yapılan Nankin anlaşmasıyla, İngilizler beş serbest limanda ticaret yapma iznini ve Hong Kong'u elde ettiler. Bütün Batı devletlerinin aynı ayrıcalıkların kendilerine de tanınması isteklerine, iç karışıklıklardan bunalan Mançu sülalesi, boyun eğmekten başka çare bulamadı (1860'ta imzalanan Pekin anlaşmaları). Japonlar karşısındaki yenilgiden sonra, Çin, "yüz gün" reformu girişimlerine karşın, bölüşülmeye başlandı: İmparatorun desteklediği ilericiler, dul imparatoriçe Tsı-hsi tarafından ve Bokserler ayaklanması sırasında öldürüldüler. Ama bu olaylar bir yandan da Çin'de yavaş yavaş ulusal bilincin uyanmasına yol açtı; aydınlar, Batılılardan ders alarak onları kendi silahlarıyla yenme düşleri kurmaya (bu düş, Japonya'nın Rusya'yı yenmesinden kaynaklanmıştı) başladılar.

Avrupa'ya, A.B.D' ne, Japonya'ya giden öğrencilerin sayısı günden güne artıyor, bu gençler devrimler çağını hazırlıyorlardı. Nitekim değişik nitelikli üç devrim birbirini izledi: 1911'de siyasal devrim (imparatorluk rejiminin kaldırılması); 1928'de ulusal devrim (Guomindang'm eşit olmayan anlaşmaları reddetmesi); halk devrimi. 1911'de girişilen devletleştirme önlemleri, Sıçuan'da gösterilere ve grevlere (bütün bunlar Çin'de yeni kavramlardı) yol açtı. Hoşnutsuzlan bastırmak isteyen imparatorluk hükümeti, sarayın desteklediği güçlü general Yuen Şı-kay'a başvurdu ama, Yuen Şı-kay, beklenmedik bir biçimde,başkaldıranlarm safına geçerek, imparatorluk rejimini devirdi. 1912-1916 arasında cumhurbaşkanlığı yaptıysa da, kendini imparator ilan ettirmek emelini gerçekleştiremedi ve ölümünden sonra Çin. daha Önce birçok sülalenin devrilmesinden sonra olduğu gibi, "Batı devletleri" arasında parçalandı. Bu arada, Kanton bölgesine, Sun Yat-Sen yönetimindeki Guomin-dang yerleşerek, Bolşevik (Borodin ile yapılan işbirliği) düzenine uygun biçimde yeniden örgütlendi ve 1921' de kurulan Çin Komünist Partisi'yle anlaşma yaptı. Ama Sun Yat-Sen'in ölümü (1925) bu işbirliğine son verdi: Guomindang'm sağ kanadı, Çankayşek'in önderliğinde, komünistleri saf dışı ederek Pekin'i ele geçirip, ülkeyi görünüşte yeniden birleştirdi. Çin'e egemen olan ve parçalayan Batı ülkeleriyle yapılan askerî ve iktisadi uzlaşmalara dayanan bu girişim, Japon emperyalizminin gelişmesiyle (Mançurya'ya el konması) büyük ölçüde tehlikeye düştü.

Tehlike karşısında Guomin-dang'daki milliyetçiler, geçici bir süre için komünistlerle yeni bir anlaşma yaptılar (Çangan'da tutuklanan Çankayşek, Kızıl Ordu'nun müdahalesiyle serbest bırakılmıştı). Bu arada, zayıf düşmüş olan komünistler Kiang-si dağlarına çekilerek Çin' de ilk "sovyet" cumhuriyetini kurmuşlar, sonra dört "temizleme kampanya" sı sırasında, milliyetçilerin birlikleri karşısında geri çekilerek, "Uzun Yürüyüş"ü (bir yılda 12 OOO kilometre) gerçekleştirip kuzeye doğru tırmanmış (1936) ve Şensi bölgesinde Yen-an'da toplanmışlardı.

Çankayşek ile Mao Çe-tung (Mao Dzı-dung) arasındaki yakınlaşma çok kısa sürdü ve 1945'te Japonya' nın teslim olmasıyla sona erdi. İki taraf arasındaki çatışmalar, A.B.D' nin arabuluculuk girişimine (General Marshall) karşın, 1946'da yeniden alevlendi. Milliyetçiler, A.B.D' nin yardımı sayesinde, hemen her yerde Japon kuvvetlerinin silahlarını bırakmalarını sağlamışlardı ama, karmakarışık birlikleri, yirmi yıl savaşarak ideoloji ve askerlik bakımından hazırlığını tamamlamış Kızıl Ordu'nun karşısında uzun süre dayanacak durumda değildi. Nitekim 1947 yazında Lin Biao'nun (Lin-Piao) Mançurya'ya saldırılarıyla, milliyetçi kuvvetler çözülmeye başladılar.
O tarihten sonra komünistler Çiz topraklarını bütünüyle ele geçirirlerken, milliyetçi kuvvetlerden artakalanlar da, 1949'da Formoza'e (Tayvan) yerleştiler. 1 Ekim 1949'z i Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruldur, ilan edildi.
Bugün 7 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!
Reklam Alani
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=